Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli okul öncesinde ne değiştiriyor?
Yeni müfredatın okul öncesi ayağını, “erdem – değer – eylem” çerçevesini ve bunun sınıfta pratikte ne anlama geldiğini anlattık.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın güncel müfredatı olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, okul öncesi eğitimde de bir çerçeve değişikliği getiriyor. En belirgin fark, kazanım listelerinin yerini beceri temelli ve bütüncül bir yaklaşımın alması.
Modelin merkezinde “erdem – değer – eylem” çerçevesi var. Yani bir çocuğa bir bilgiyi öğretmek yeterli sayılmıyor; o bilginin bir değerle ilişkilenmesi ve davranışa dönüşmesi bekleniyor. Paylaşmayı anlatmak değil, paylaşma fırsatı yaratmak esas.
Okul öncesinde bu, pratikte şu demek: daha az “masa başı çalışma kâğıdı”, daha çok proje, oyun ve gerçek yaşam deneyimi. Bir çocuk ahşap atölyede parçaları ölçüp birleştirirken hem fen kazanımlarını hem sabrı hem de ince motor becerilerini aynı anda çalışıyor.
Model ayrıca okuryazarlık kavramını genişletiyor: sadece harf-ses farkındalığı değil, görsel okuryazarlık, dijital okuryazarlık ve duygu okuryazarlığı da programın parçası.
Balpeteği’nde bu çerçeveyi Montessori materyalleri, Reggio Emilia proje anlayışı ve tam öğrenme modeliyle birleştiriyoruz. Maarif Modeli bize “ne” sorusunun cevabını veriyor; Montessori ve Reggio ise “nasıl” sorusunu zenginleştiriyor.
Sınıflarımızı ve ahşap atölyemizi gezmek, öğretmenlerimizle tanışmak için randevu alın.